Teknik Bilgiler
KURULUŞ TARİHİ |
: |
16 Haziran 2010 |
KAPASİTE |
: |
1500 Sağmal 1500 genç kapasiteli |
BÖLGEDEKİ ETKİSİ |
: |
Bölgenin en büyük ve en teknolojik çiftliği |
ÜRÜN YELPAZESİ |
: |
Süt, Et, Damızlık |
ALAN |
: |
150000 m2 |
KIZLARIN CİNSİ |
: |
Hosltein |
İletişim
Adres |
: |
Kilis Yolu 20.km Gaziantep |
Telefon |
: |
0 342 446 21 27 |
Fax |
: |
0 342 446 21 29 |
E-mail |
: |
sutka@sutka.com.tr |
Sütün Tarihçesi
İnsanoğlu 5 bin yıldan beri süt içiyor. Bu konudaki ilk kayıtlar Dicle ve Fırat ırmakları arasında kurulmuş olan Sümer uygarlığının Ur kentinde bulunmuştur.
Bir yaşam mucizesi diye nitelenebilecek kadar büyük besin değerine sahip olan sütün insan yaşamındaki yeri, insanlık tarihi kadar eski. Milattan önce 26'ncı yüzyıla ait Babil kabartmalarında süt ve süt kesiği temalarının işlendiğini görüyoruz.
Yine milattan önce 8'inci yüzyılda Homeros'un yazılarında süt, süt kesiği ve peynirle ilgili anlatımlara rastlanır.
Yoğurtun Atası
Kimi tarihçiler, mayalanmış sütü, yeni bir besin maddesi olarak ilk kez kullananların Orta Asyalı göçebeler olduğunu savunurken, diğerleri de aynı işlemin ilk kez Balkanlar'da ortaya çıktığını söylemektedirler. Milattan önce 4'üncü yüzyılda antik Trakya ahalisi, bugün yoğurt adıyla bildiğimiz, ?prokiş? dedikleri bir çeşit ekşi süt üretiyorlardı.
İnsanlar sütü mayalamayı öğrendikten sonra sütü değişik işlemlere tabi tutmayı da keşfettiler. Sütü önce kaynatıyorlar, sonra da deri, tahta ya da toprak kapların içinde soğumaya bırakıyorlardı. Süt işleme tekniklerini bugünkü Rusya, Orta ve Doğu Avrupa'ya tanıtanlar da Moğollar, Persler ve Türkler ile birlikte diğer göçebe kavimler olmuştur. Aynı zamanda doğal iklim şartları hayvancılığın gelişmesini sağlamış, bu da süt üretimini büyük ölçüde artırmıştır.
3 bin yıldan fazla bir süreden beri evlerde üretilen süt ürünlerinin hazırlanış yöntemleri mitoloji, sihir ve bazı bilimsel verilere dayanmaktaydı. İnsanlar, sütün, hastalıkları iyileştirmek ya da yaşam süresini uzatmak gibi doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanıyorlardı.
Sütün yararları
-
Kemik erimesini önler.
-
Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir.
-
İshali tedavi eder.
-
Mide rahatsızlıklarını giderir.
-
Sindirim sistemini düzene sokar.
-
Ülseri önler.
-
Beyne enerji verir.
-
Diş çürüklerini önler.
-
Kronik bronşiti önler.
-
Tansiyonu düşürür.
-
Yağsız süt, kolestrolü düşürür.
-
Kanserin önlenmesine yardımcı olur.
Peynir nedir?
Peynir, çok büyük bir çeşitlilikteki aroma, tat, yapı ve şekle sahip bir grup fermente süt ürünü için kullanılan genel addır.
Dünyada 1.000'den fazla peynir çeşidi vardır. Elde somut bir tarihsel kanıt olmamakla birlikte peynirin ilk kez bundan yaklaşık 8.000 yıl önce Mezopotamya veya İndus vadisinde çobanlar tarafından üretildiği sanılmaktadır.
Hayvanların ehlileştirilmesi Asya'da başlamıştır. Buradan göç ederek Avrupa'ya yerleşenler, beraberlerinde ehlileştirdikleri hayvanları da getirmişlerdir. Avrasya'nın özellikle sütün önce tesadüfen ekşimesi ardından da bilinçli bir şekilde ekşitilmesi yoluyla peynirin ilk üretildiği bölge olduğu, Tatarlar'ın, Kırgızlar'ın, Kalmuklar'ın, Tibetliler'in ve Persler'in de Babilliler veya İbraniler'den daha önce peynirle tanışmış oldukları söylenmektedir.
Asya dışındaki coğrafyada ise İ.Ö. 5.000'de İtalya, Güney Fransa ve Kuzey Afrika'da ilk kez evcil koyun ve keçiye rastlanmaktadır. Tuna Vadisi ve Balkanlar'da yaşayan topluluklar, İ.Ö. 4.000'de Avrupa'yı inekle tanıştırdılar.
İtalya ve Fransa'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılan 'süt kesiğini süzme kapları', bu ülkelerde İ.Ö. 2.800 yıllarında ilkel peynircilik yapıldığını göstermektedir.
Büyükbaş Hayvan Besiciliğinin Önemi
Hayvan varlığımızdaki azalmaya karşın hayvansal protein talebi artacak. Özellikle kırmızı et konusundaki talebi karşılamak üzere entegre tesis işletmeciliği önem kazanacak. Bu amaçla ithal edilecek karkas verimi yüksek et ırkı büyükbaş hayvancılık kırsal alanın önemli endüstriyel girişimleri haline gelecek.
Halen Türkiye?de kişi başına hayvansal kökenli protein tüketimi gelişmiş ülkelerin hayli altında. AB ortalamasının ise üçte birinden daha az. Ne yazık ki bu süreç artan genç nüfusa oranla ciddi tehlike sinyalleri veriyor ve son yıllarda iyice azalıyor. Türkiye?de sığır yetiştiriciliği hemen her zaman önemsenmesine rağmen göç ve kentleşme nedeniyle sıkıntılı bir sektör görünümünde. Önümüzdeki yıllarda bilgi ve teknoloji kullanımını yönlendiren özel ofisler kurulacak ve iş birer ihtisas alanı haline dönüşecek. Bu amaçla fizibilite uygulamaları yapan yetkili profesyonel şirketler kurulacak.
Yakın gelecekte sütçülük alanındaki teknolojileri satan, kiralayan ve uygulayan girişim birimlerini göreceğiz. Buna ek olarak sektörde ucuz yem kaynakları geliştiren teknolojiler ortaya çıkacak ve bu alana yatırım yapanlar kazançlarını arttıracak. Süt sığırcılığı sektöründe damızlık üretim ve ithali işiyle uğraşan yeni nesil işyerleri ve teknoloji acenteleri açılacak. Asıl büyüme ve gelişme ise et üreticilerinde görülecek. Entegre tesis kuran firmaların sayısında artış olacak. Bu sürecin doğal sonucu olarak markalı et marketleri ile kent çevrelerinde konuşlanmış et çeşitleri satan hipermarketler açılacak, bu mekanlarda modern et restoranları da faaliyete renk katacak.

|